Yaşam Boyu Öğrenim.Com | .Net | .Org | Türkiye''nin En Büyük Eğitim & Kültür & Haber Portalı
Üyelik Giriş Yap | Üye Ol | Şifrem Neydi | Canlı Destek Facebook
Kategoriler
Ençok Okunanlar
Son 3 ay içinde okunanlar!
İstatistikler
Üst Kategori3
Alt Kategori29
Toplam Kayıt1373
Toplam Yorum7
Toplam Gösterim6005563
Bölüşme Kavgası
Okuma : 4915
Yazan : Sedat BEYAZ
Tarih : 15.08.2013 06:49:26
Kategori : Gündem
Önceki Sonraki
MİT Müsteşarı Hakan Fidan hakkında soruşturma açılmak istenmesini, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisine karşı yapılmış bir hareket olarak değerlendirmesiyle başlayan iktidar cemaat gerginliği medyadaki yandaşlar üzerinden artarak devam etti. Başbakan Erdoğan'ın emri ile cemaatçi olarak bilinen kadroların tasfiyesi, gerginliği kopma noktasına getirdi.



AKP ile Fethullah Gülen cemaati arasında yıllardır devam eden menfaat işbirliği karşılıklı suçlamalara dönüştü. Yalan, talan ve ihanet konusunda AKP'yi 3 dönemdir tam ve kesintisiz bir biçimde destekleyen ve övgüler düzen, bunun karşılığında da kadro, ihale, rant ve itibar sağlayan Fethullah Gülen cemaati son yaptığı açıklama ile ipleri kopardı.

MİT Müsteşarı Hakan Fidan hakkında soruşturma açılmak istenmesini, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisine karşı yapılmış bir hareket olarak değerlendirmesiyle başlayan iktidar cemaat gerginliği medyadaki yandaşlar üzerinden artarak devam etti. Başbakan Erdoğan'ın emri ile cemaatçi olarak bilinen kadroların tasfiyesi, gerginliği kopma noktasına getirdi.

Fethullah Gülen cemaatine yakınlığı ile bilinen Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'ndan gelen ve 11 iddiaya 11 cevabın verildiği yazılı açıklama, iplerin tamamen kopması olarak değerlendirildi. AKP içinde cemaate yakınlığı ile bilinen milletvekillerinin durumu merak edilirken, istifaların olabileceği ve AKP dışında bir parti ile işbirliğine gidileceği iddiaları yoğunluk kazandı.

Menfaat büyüyünce iktidarla cemaat birbirine düştü ve AKP ile Fethullah Gülen cemaati arasında yıllardır devam eden menfaat işbirliği karşılıklı suçlamalara dönüştü. Yalan, talan ve ihanet konusunda AKP'yi 3 dönemdir tam ve kesintisiz bir biçimde destekleyen ve övgüler düzen, bunun karşılığında da kadro, ihale, rant ve itibar sağlayan Fethullah Gülen cemaati son yaptığı açıklama ile ipleri kopardı.

MİT Müsteşarı Hakan Fidan hakkında soruşturma açılmak istenmesini Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisine karşı yapılmış bir hareket olarak değerlendirmesiyle başlayan iktidar cemaat gerginliği medyadaki yandaşlar üzerinden artarak devam etti. Başbakan Erdoğan'ın emri ile cemaatçi olarak bilinen kadroların tasfiyesi gerginliği kopma noktasına getirdi. Fethullah Gülen cemaatine yakınlığı ile bilinen Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'ndan gelen ve 11 iddiaya 11 cevabın verildiği yazılı açıklama iplerin tamamen kopması olarak değerlendirildi. AKP içinde cemaate yakınlığı ile bilinen milletvekillerinin durumu merak edilirken, istifaların olabileceği ve AKP dışında bir parti ile işbirliğine gidileceği iddiaları yoğunluk kazandı.

Cemaatin yayın organlarının bir üst kurumu gibi çalışan Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'ndan gelen yazılı açıklamada son günlerde ortaya atılan Gezi Parkı olayları, MİT soruşturması ve Kürt sorunu gibi konularda 11 iddiaya cevap verildi:

İddia 1: "Gezi parkı eylemlerinin arkasında Hizmet Hareketi vardı"

Gülen'in açıklamaları ve hareketin tavrıyla çelişen iddianın asılsız olduğu belirtilirken, "Eylemcilere çapulcu denmemesi gerektiğini belirttiği konuşmasında Gülen, masum taleplerle başlayan eylemin daha sonra bazı art niyetli çevreler tarafından istismar edildiğini ve bazı uluslararası medyanın da olumsuz algılanacak bir tavır içinde olduğunun altını çizmiştir" denildi.

İddia 2: "Gezi Eylemcilerini Hizmet'e yakın savcı ve hakimler tutuklamayıp salıvermiştir" "Bütün savcı ve hakimler kamu görevlisi olup, HSYK'nın yetkilendirme ve denetimine tabidir. Şayet yapılan görevin ifâsı konusunda yanlışlıklar varsa sorumluluk Adalet Bakanlığı ve HSYK'ya aittir. Son dönemde medyada sıklıkla yer alan bazı haber ve yazılar sayesinde Hizmet'e yakın olduğu iddia edilen yargı mensuplarının zaten tasfiye edildiği de kamuoyunun bilgisi dahilindedir."

İddia 3: "Hizmetle bağlantılı polisler, eylemcilerin çadırlarını yakarak ve Gezi eylemlerine sert müdahale ederek eylemlerin büyümesini sağladı"

"(...) Hükümetin emrindeki kolluk kuvvetlerinin yaptıklarının sorumluluğunu bir sivil toplum hareketine mâl etmek mantık dışıdır. Nitekim olayların ilk başladığı andan itibaren bütün müdahale talimatlarının Hükümetten geldiği ve çadırları belediye zabıtasının yaktığı daha sonra ortaya çıkmıştır."

İddia 4: "Cemaat Mısır'daki darbeye karşı çıkmıyor"

Gülen'in Mısır'daki olaylara "Demokrasi bir kere daha darbe yedi" dediği belirtildi.

İddia 5: "Alternatif iktidara giden yol Pensilvanya'dan geçer. İktidara alternatif arayanlar gidip Gülen ile görüşür"

Gülen'in kendisiyle görüşmek isteyenlere hayır demesinin değerleriyle ters düştüğü vurgulanırken "Toplumun değişik kesimlerinden saygın pek çok isim Sayın Gülen'i ziyaret ettiği gibi, hükümetin birçok üyesi de defalarca kendisi ile görüşmüştür" denildi.

İddia 6: "Hizmet, bürokrasi üzerinden vesayet kurmak ve iktidara ortak olmak istiyor"

"(...) Herhangi bir tavsiye veya eleştiride bulunan sivil toplum oluşumlarını, iktidar peşindelermiş gibi sunarak, onlara siyasete karışma, öyleyse parti kur ", ya da "seçimleri bekle" demek demokratik sistemin ruhu, norm ve değerleriyle bağdaşmaz ve kabul edilemez. (...) insanların Hizmet Hareketi'ne nispet edilerek anayasal bir suç olan fişlenmesi ve sonra da tasfiye edilmesi demokratik değildir."

İddia 7: "Hizmet, Kürt sorununun çözümü sürecine karşı"

"Sulh hayırdır, hayır sulhtadır" diyen Gülen'in ilham verdiği Hizmet Hareketi'nin çözüm sürecini en başından beri desteklediği belirtilirken, hükümetin arkasında durduğu KCK davalarını harekete mâl etmenin büyük haksızlık olduğu vurgulandı.

İddia 8: "Hizmet 7 Şubat'ta Başbakanı tutuklayacaktı"

Vicdanın kabul edemeyeceği bir iftiraya, "Kendisine yakın medya ve sivil toplum örgütleriyle ülkedeki her türlü demokratikleşme çabasını ve derin yapıların ve ilişkilerin ortaya çıkarılmasını destekleyen, Ergenekon soruşturması ve davalarına da bu yüzden destek olan Hizmet Hareketi'ne yakın bazı medya organlarının, KCK bağlantılı MİT soruşturmasını da bu süreçlerle bağlantılı görerek, olumlu bakması, Başbakan'a karşı bir komplonun içinde olunduğu iddiasını asla doğrulamaz" denildi.

İddia 9: "Hizmet, seçimlerde bazı parti ve kişiler ile ittifak yapacak"

Hareketin hiç bir parti ve kişiyle ittifak yapmayacağı belirtilirken , "Herhangi bir parti ile ittifak yapmak, Hizmet Hareketi'nin, parti siyasetinin üzerinde olması ve gönüllüleri arasında her siyasi görüşten bireyler olması gerçeklerine terstir" denildi.

İddia 10: "Başbakan'ın odasına böceği Hizmet'e yakın çevreler koydu"

(...) Konusu bariz suç teşkil eden böyle bir iddianın gereğinin yapılmamış ve hâlâ yargı yoluyla aydınlatılmamış olması ise düşündürücüdür. Hizmet Hareketi'ni töhmet altında bırakmaya mâtuf algı oluşturma çabalarının ifadesi olan beyan ve yazıları kınıyoruz.

İddia 11: "Fethullah Gülen neden Türkiye'ye dönmüyor? ABD'de olduğu için ABD etkisinde"
Gülen'in bazı çevrelerin demokratik kazanımları tersine çevirmeye çalışacağı endişesiyle dönmediği belirtildi. İddiaları yazan kişilerin, bir savcı 3 polisle hizmeti terör örgütü ve çete kapsamına sokarız, bitiririz dediği, dershanelerin kapatılma düşüncesini had bildirme olarak gündeme getirilmesinin ve Hizmete gönül verdiği düşünülen kişilerin bürokrasiden tasfiye edildiğinin ifade edilmesinin derin devlet refleksi ve post modern darbe dönemi planlarını hatırlattığı vurgulandı.

ARINÇ'TAN GÜLEN YORUMU

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın yaptığı açıklamadan hemen önce Kanal 24 Televizyonu'nda katıldığı programda, hükümet cemaat arasındaki ilişki konusundaki soruları yanıtladı. Arınç, Fethullah Gülen ile ilgili ise şunları söyledi:

"Ben Hoca efendi de şunu biliyorum: Bizi çok seviyor, hükümetimizi çok beğeniyor, seviyor, Tayyip Bey'i çok beğeniyor, çok seviyor, Abdullah Bey'i çok beğeniyor, çok seviyor. Bu hizmetlerin yüz yıllardır beklendiğini, yapılamadığını ama böylesine cesur, kararlı, ilkeli bir partinin ve hükümetin bunları yaptığından dolayı sabahlara kadar dua ettiğini ifade ediyor."

Gülen'in kendi tercihi sonucu Amerika'da yaşadığını söyleyen Arınç, "Buradan oraya nasıl haber gidiyor, orası bundan nasıl etkileniyor, herkesin vicdanına bırakıyorum. Bir takım yanlış, yamuk insanların yaptıklarını doğru görmem. Camia ile hükümet arasındaki ilişkileri bozabilecek söz yarışına girmeye ihtiyacımız yok, bu bizi yaralar" dedi. Arınç, "Biz inşallah bu ilişkilerimizi her şeye rağmen en iyi şekilde götüreceğiz. Başbakanım adına söylüyorum: O hem Hoca efendiye karşı, hem bu camianın hizmetlerine karşı en iyi duygular içerisinde. Ama onun kararlarına hepimizin saygı duyması lazım" dedi.

Cemaatle bir gerilim olduğu yönündeki iddialarla ilgili haberlerin hatırlatılması üzerine de Arınç, Gülen'in, siyasi bir kişilik ve figür olmadığını söyledi.

Yorumlar 0
Copyright
Sayaçlar | Bugün : 731 - 5834 - 6565 | Dün : 758 - 9206 - 9964 | Toplam : 789958 - 7139821 - 7929496 | Üyeler : 0 - 926 | Online : 0 - 47

İstatistikler | Neler Yaptık | Hakkımızda | İletişim | SiteMaps | Rss
2o10-2o15 © Copyright Yaşam Boyu Öğrenim.Com | .Net | .Org. |
Türkiye'nin En Büyük Eğitim & Kültür & Haber Portalı
Hızlı Sohbet